ÇARPIŞMA BÖLÜM 2

Çarpışma 2. Bölüm

Çarpışma'nın 2. bölümünde Zeynep'in son çarpışma sahnesinden sonra, çok çabuk toparlanıp paralarla olay yerinden kaçtığını görüyoruz. Veli'nin gönderdiği konuma gitmesi ve kızını kurtarması gerekiyordur. Buluşma yerine geldiğinde Kadir de kaza yerinde kendine gelerek Zeynep'i takip etmiştir. Veli'ye parayı getirdiğini bildirmek için telefon açan Zeynep, arkadan gelen polisin siren sesleriyle yanlış bir mesaj vermiş olur. Kızının hayatı ciddi olarak tehlikededir. Kadir kalp krizi geçirir ve Zeynep onu hayata döndürmeye çalışırken gelen ekiplerce tutuklanır.  Kadir hastaneye, Zeynep karakola götürülerek tutuklanır. Birinci bölümde dizi boyunca karşımıza çıkan kahramanların yavaş yavaş geçmiş hikayeleri de verilmeye başlanır. 

Dizinin başrol oyuncusu Kadir (Kıvanç Tatlıtuğ) İstanbul Organize Şube’de başkomiserdir. Evlidir, bir kız çocuğu vardır. İşkolik biridir, herkes onun bir gün emniyet müdürü olacağını bilmektedir. Sarıyer Spor'un amigosudur, tribünde platformun üzerine çıktığı an dünyalar onun olur. Tribünündekileri ve mahallesindekileri sahiplenir. Yetimhanede büyüdüğünden kardeşi, ağabeyi ya da bir ailesi olmadığı için sevdiklerine ağabeylik, kardeşlik yapar. Zeynep ile aynı yetimhane'de büyümüştür. Ailesini kaybedince hayata küsmüştür, intihar etme planları yapmaktadır. Zeynep banka müdiresidir. Hayatla başa çıkabilme yetenekleri sınırlı olsa da, rakamlarla arası iyidir ve mesleğinde başarılı bir kadındır. Zeynep’in içindeki en baskın duygu korkudur. Eve girdiğinde ilk iş olarak kapıyı kilitler, arabaya bindiğinde hemen merkezi kilit düğmesine basar. Bu alışkanlıkların çoğu yetimhaneden gelmektedir. Elindekileri kaybetme korkusu vardır. Kızı haricindeki her şeye, tehlike unsuru olarak yaklaşır. Eşi Galip’le olan evliliği bitme noktasındadır, ancak Zeynep yalnızlıktan korktuğu için bu gerçekle yüzleşmeyi ertelemektedir. Kızını kurtarmak için Kadir'in desteğine ve güvenine ihtiyacı vardır. İfadesini sadece ona vereceği konusunda ısrarcı olur. Çocukluk arakadaşı olmalarından dolayı Kadir'i yeniden hayata döndürebileceğini düşünen Emniyet Müdürü Haydar, Zeynep'in Kadir ile evde görüşmesine izin verir. Kadir Zeynep'le görüşmeyi kabul ederek acısını onunla paylaşır.

Zeynep'in kocası olarak karşımıza çıkan Galip; zaaflarının, alışkanlıklarının kurbanıdır. Dışarıdan güçlü gibi görünse de, zayıf karakterli bir adamdır. Korkuya kapıldığında en sevdiklerini geride bırakacak kadar güvenilmezdir. sorunlarından kaçmakla kurtulacağını düşünür. Düzenli bir hayat ona göre değildir. Hayatı başına buyruk yaşamaktadır. Kumara karşı zaafı vardır. Buz gibi duygusuz bir ifadeye sahiptir. Bu ifade yüzünden olacak ki içindekileri gizleyebilmektedir. Hatalarının ve zaaflarının farkındadır. Kendini düzeltmek yerine, hatalarını kabullenerek onlarla yaşamayı tercih eden bir kişiliktir. Hatalarının sonunu getireceğini bile bile vurdumduymaz davranır. Garip bir şekilde kendi sonunu kendi elleriyle getirmeye gönüllü gibi görünmektedir. Zeynep'in böyle olumsuz bir karakterle neden evlendiğini de zaman içinde öğreneceğiz...

Hikayenin diğer kahramanlarından Kerem de çarpışma sonrası hastaneye kaldırılmıştır. İlk tedavisi yapılarak taburcu edilmiştir. Arkadaşı ve sevgilisi Meral'e ulaşmaya çalışır ama nafile. Arkadaşı soygundan elde ettiği ganimetle birlikte sevgilisi Meral'i de çalarak ortadan kaybolmuştur. Kerem'i hapisten çıkmaya motive eden yegane şey, dışarıdaki sevgilisi Meral’dir. Evlenmek, çalışmak ve zamanı geldiğinde çoluk çocuğa karışmak gibi bir isteği vardır. Genç yaşında olmasına rağmen onun için fazla olgun olan bu hayal, aile yoksunluğundan kaynaklanmaktadır. Kendine bir aile yaratmak ve özlemini
duyduğu bütün duyguları bu ailede yaşamak istemektedir. Bu hayali gerçekleştirmiş olan Kadir ağabeyi onun hem mahalledeki, hem de tribündeki idolüdür. Hapishanede geçen süreçte Kerem, başta aile olmak üzere her şeye karşı olan inancını yitirmiştir. Sevgilisi Meral hariç... 

Cemre kazanın dördüncü kurbanı olarak aynı zamanda bıçak yarasından dolayı hastanede üç gün daha fazla yatmıştır. Kaza haberlerini tvden izlerken kendisini bıçaklayan Kerem'i kazazedelerden biri olarak teşhis eder. Cemre; hayatında ismini koyamadığı bir duygunun yokluğundan muzdariptir. Bu duygu
sevgidir. Sevginin sıcaklığını aramaktadır. Sevgilisi Demir’de bulduğunu düşünmüş fakat yanılmıştır. Ona aşık değildir ve bu ilişkiyi sürdürmemesi gerektiğini kendine itiraf edememektedir. Rol yapmaktadır ve bu durum onu fazlasıyla hırpalamaktadır. Sevgi yoksunluğunun nedeni ise annesizliktir.
Hayatındaki en büyük boşluk budur. Sürekli bir kaçış halindedir. Demir ile evlenmek yerine Amerika’ya gidip yüksek lisans yapmak istemesinin nedeni de budur. Cemre'nin sevgilisi Demir, yaşanan gelişmelerden dolayı endişe içindedir. Belma ile seviştikleri evde, onların ruhu duymadan bir soygun yapılmış ve Cemre bıçaklanmıştır. İlk işleri evdeki izleri yoketmek olmuştur. Ama bu durumu olay yeri inceleme aşamasında nasıl açıklayacaklar merak konusu...
Avukat Demir; bütün eğitim hayatını derecelerle bitirmiş ve avukat olmuştur. Çok hırslıdır. Başarısızlığa tahammülü yoktur. Selim’in avukatlık şirketinin en önemli avukatlarından biridir. Bugüne kadar hiçbir davayı kaybetmemiştir. Azılı bir suçluyu, bir masuma dönüştürecek kadar işinde iyidir. Bütün eğitim hayatını derecelerle bitirmiş ve avukat olmuştur. Çok hırslıdır. Başarısızlığa tahammülü yoktur. Selim’in avukatlık şirketinin en önemli avukatlarından biridir. Bugüne kadar hiçbir davayı kaybetmemiştir. Azılı bir suçluyu, bir masuma dönüştürecek kadar işinde iyidir. Neredeyse bütün sosyal ilişkileri menfaat üzerine kuruludur. Hayatını özetleyen cümle ‘kazan kazan’ felsefesidir. 
Aynızamanda avukat olan Selim ile evli olan Cemre'nin üvey annesi Belma; çok politik bir kadındır. Kendinden 15 yaş büyük olan Selim Gür’le mantık evliliği yapmıştır. Her adımını ‘Demir’le olan ilişkisi hariç’ titizlikle, tartarak atar. Belma’nın en büyük silahı kadınlığıdır. Şık iyimi ile dikkat çekicidir. Güçlü bir karizması vardır. Demir’e sırılsıklam aşıktır. Selim’le yaptığı mantık evliliğinde eksik olan aşkı ve tutkuyu Demir’le gidermektedir. Belma seviştikleri evde hırsızlık olması ve ilişkisinin bir tanığı olmasından, üzerine üvey kızı Cemre'nin o evde bıçaklanmasından dolayı panik içindedir. Hırsızların neyi bilip bilmediğinden emin olmayıp son derece kaygılıdır. Demir ile birlikte bunu örtbas etmek için her şeyi yapabileceklerini seziyoruz...
Cemre'nin babası Avukat Selim; çevresinde çok tanınmış biridir. Çevresini siyasiler, bürokratlar, iş insanları oluştrumaktadır. Avukat ve eski kulüp başkanı olması onun vitrindeki görünümüdür. Servetinin çoğunu danışmanlık adı altında, büyük isimlerin paralarını aklayarak kazanır. Bu paralar Selim’in elinden çıktığında, sütten çıkmış ak kaşık kadar temiz olur. Bu nedenle yer altında da saygı duyulan ve değer verilen bir adamdır. Bir nevi kara kutudur. Belayı ve şiddeti sevmez. Çok sakin, sabırlı ve soğukkanlı bir adamdır. Sesini çok nadir yükseltir. Cemre onun hayatının merkezidir. Karısını, Cemre çok küçükken kaybetmiştir. Belma ona ikinci baharı yaşatmaktadır. Belma'nın damat adayı Demir ile olan ihanetini öğrenecek mi? Birlikte göreceğiz...

Karanlıklar ülkesinin kahramanı Veli: Hikayesinin geçmişinde büyük acıların olduğunu ve Kadir'le hayatlarını geçmişte kesiştiğini ve intikam peşinde bir karakteri görüyoruz. Karanlık dünyanın büyük işler çeviren bir aktörüdür. Kimse izini bulamaz, hiçbir kameraya görüntü vermez, dinlemelere takılma ihtimaline karşın sürekli hat değiştirir. Herkese ve her şeye karşı büyük bir güven sorunu vardır. Acımasız ve merhametsiz biridir. Çarpışmanın kilit noktasındaki isimlerden biridir.
Emniyet Müdürü Haydar: Adanalıdır. Hislerini, düşüncelerini saklamaz. Taşkın ve deli dolu biridir. Çabuk sinirlenir, zaman zaman kalp kırsa da arkasından gönül almayı bilir. Evli ve iki kız çocuğu sahibidir. Vazifesinde yükselmek gibi bir hırsı yoktur. Emrindeki memurları çok sever. Evlenecek olanların düğününe, çocuğu olanlar için hastanelere, derdi olanların derdine, kısacası herkese koşar. Bu yüzden herkes çok sever Haydar’ı. Yemeğe zaafı vardır. İstanbul’da ne yenir ondan sorulur. Bu nedenle olacak ki kalbinde üç stentle dolaşmaktadır. Emrindeki memurlar arasında Kadir’in yeri başkadır. Onu çok sevmekte ve Oğlu gibi görmektedir. Dileği Kadir'in kendini toparlayarak işinin başına en kısa zamanda dönmesi ve hayata kaldığı yerden devam etmesidir.
Zeynep Kadir ile evde yaptıkları görüşmeden sonra Kadir'in yardımından umudunu kesmiştir. Ekiplerce tekrar karakola götürülürken, aracın kırmızı ışıkta durmasını fırsat bilerek kaçmaya çalışır. Ama Kadir vicdanının sesini susturamaz ve Zeynep'e yardım etmek için yola çıkmıştır. Kaçma esnasında çıkan arbedede Zeynep'i yakalar ve kızını bulmaya söz verir...
Çarpışma'nın üçüncü bölümüyle hikayenin detayları daha çok ortaya çıkacak gelişmeleri merakla bekliyoruz. Yeter ki, kurgu akla ve mantığa uygun olsun... 
Online tv portalımız üzerinden yayın saatinde canlı izleyebilirsiniz. İyi seyirler...